YHGK'nın E. 2017/9-1059 sayılı kararında tartışılan olayda, davalı işverenin TİS uyarınca servis hizmetini 'kamu araçları ile' sağlama yükümlülüğü varken, bu hizmeti hizmet alımı yoluyla özel otobüslerle sağlaması, uygulamanın niteliğini nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113355

Bu durum, uygulamanın niteliğini ve kapsamını genişleten önemli bir değişikliktir. Başlangıçta, TİS hükmü uyarınca sadece 'kamu aracı' olan trenlerin geçtiği güzergahlardaki işçilere banliyö kartı verilerek bir servis imkanı sağlanıyordu. Ancak, tren seferlerinin kaldırılması üzerine işveren, TİS'teki 'kamu aracı' şartına rağmen, bu hizmeti özel sektörden hizmet alımı yoluyla karayolu araçlarıyla (otobüs, midibüs) sağlamaya devam etmiştir. Yargıtay'a göre bu durum, servis hizmetinin artık sadece 'demiryolu güzergahı' ve 'kamu aracı' ile sınırlı olmadığını, bir 'işyeri uygulaması' haline gelerek kapsamının değiştiğini göstermektedir. Bu yeni işyeri uygulaması, işverenin eşit davranma borcunun kapsamını belirlemede kritik bir rol oynamaktadır. Eğer bu yeni uygulamada da keyfi ayrımlar yapılıyorsa, eşitlik ilkesi ihlal edilmiş sayılır.