5237 sayılı TCK'ya göre, bir evin yakılması eylemi hangi durumda TCK m. 170/1 (Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması), hangi durumda TCK m. 152/2-a (Yakarak Mala Zarar Verme) suçunu oluşturur? Bu iki suç arasındaki içtima ilişkisini açıklayınız.
Bu iki suç arasındaki ilişki, failin kastına ve eylemin sonuçlarına göre belirlenir ve genellikle fikri içtima (TCK m. 44) söz konusudur. Eğer failin birincil amacı, içinde kimse olmadığını bildiği veya umursamadığı bir eve, o evde bulunan mallara zarar vermek veya evi yok etmek ise ve bu eylem aynı zamanda genel bir tehlike de yaratıyorsa, eylem 'yakarak mala zarar verme' (TCK m. 152/2-a) suçunu oluşturur. Eğer failin amacı belirli bir mala zarar vermek değil de, genel bir korku, panik ve tehlike yaratmak için yangın çıkarmak ise, bu durumda TCK m. 170/1 suçu oluşur. Pratikte, bir evin yakılması genellikle başkasının mülküne zarar verme kastını içerir. TCK m. 44 uyarınca, işlediği tek bir fiil (yakma) ile hem mala zarar verme hem de genel güvenliği tehlikeye sokma suçları oluşuyorsa, fail bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan, yani genellikle daha ağır yaptırımlar içeren TCK m. 152/2-a'dan cezalandırılır. (Bkz. Yargıtay 8. CD - Karar : 2018/8232).