Bir mirasçı, mirasbırakana karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediği (TMK m. 510/2) gerekçesiyle mirastan ıskat edilmiştir. Ancak, tanık beyanlarından, mirasçının murisin hastalığında ona baktığı ve masraflarını karşıladığı, kötü bir davranışına şahit olunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, ıskat sebebinin ispatı açısından durum nasıl değerlendirilir? (Y14HD-K.2015/2239)
Bu durumda ıskat sebebi ispat edilememiş sayılır. TMK m. 512 uyarınca, ıskat sebebinin varlığını ispat yükü, çıkarmadan yararlanan davalı mirasçıya aittir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin K.2015/2239 sayılı kararında da benzer bir durum değerlendirilmiştir. Kararda, davalının tanıklarının davalıyla yakınlığı (kayınvalide, kayınpeder gibi), tanıkların bir kısmının görgüye dayalı değil, muristen duyduklarını anlatması ve aksine, davacıların murise baktığını ve masraflarını karşıladığını beyan eden başka tanıkların varlığı karşısında, davacının aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal ettiği iddiasının kanıtlanamadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle, davalı taraf soyut iddialarını somut ve inandırıcı delillerle ispat edemediği için, ıskatın hukuki dayanağı ortadan kalkar ve vasiyetnamenin ıskata ilişkin bölümünün hükümsüzlüğüne, davacının saklı payını talep edebileceği gözetilerek tenkis hükümlerine göre karar verilmesi gerekir.