Bir işverenin, işçilerden sadece belirli bir güzergahta oturanlara servis hizmeti sağlaması, diğerlerine ise bu imkanı sunmaması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesindeki 'eşit davranma ilkesi'ni ihlal eder mi? YHGK'nın E. 2017/9-1059, K. 2019/93 sayılı kararında bu sorunun çözümü için hangi kriterlerin araştırılması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113298

Bu durum, tek başına eşit davranma ilkesinin ihlali anlamına gelmeyebilir. İhlalin olup olmadığını tespit etmek için, bu farklı uygulamanın haklı ve objektif bir nedene dayanıp dayanmadığının araştırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararında, bu tür bir uyuşmazlığın çözümü için şu kriterlerin araştırılması gerektiği belirtilmiştir: Davalı işverenin servis hizmetini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) veya yerleşik bir işyeri uygulaması gereği, eskiden var olan ve artık işlemeyen bir 'demiryolu güzergâhı' ile sınırlı tuttuğu savunulmaktadır. Mahkemenin yapması gereken, davalı işverenin fiiliyatta bu kurala sadık kalıp kalmadığını denetlemektir. Yani, iş müfettişliğine sunulan bilgi notunda yer alan ve servis hizmetinden yararlanan işçilerin oturduğu yerlerin (örneğin Erenler, Serdivan) gerçekten eski demiryolu güzergahında olup olmadığı, davalının bu güzergah dışında olup da servis koyduğu başka yerler bulunup bulunmadığı usulünce araştırılmalıdır. Eğer işveren, savunduğu objektif kritere (demiryolu güzergahı) kendisi de uymuyor ve keyfi olarak güzergah dışındaki bazı yerlere servis sağlıyorken davacı gibi diğerlerine sağlamıyorsa, bu durum 'eşit davranma ilkesi'nin ihlali anlamına gelecektir. Aksi halde, objektif bir kritere dayalı farklı uygulama ihlal teşkil etmez.