Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun (TCK m. 170), somut tehlike suçu (fıkra 1) ve soyut tehlike suçu (fıkra 2) olarak ikili ayrımını açıklayınız. Bir kişinin yangın çıkarması eylemi, hangi koşullarda 1. fıkra, hangi koşullarda 2. fıkra kapsamında değerlendirilir?
TCK m. 170, iki farklı tehlike suçu yapısını barındırır. **1. Somut Tehlike Suçu (TCK m. 170/1):** Bu fıkradaki fiillerin (yangın çıkarma, bina çökmesine neden olma, silahla ateş etme vb.) cezalandırılabilmesi için, eylemin 'kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda' işlenmesi gerekir. Yani, fiilin somut bir tehlike neticesi doğurması objektif cezalandırma şartıdır. Zararın meydana gelmesi şart olmasa da, zarar tehlikesinin doğması zorunludur. Örneğin, bir yerleşim yerinde çıkarılan ve yakındaki binaları tehdit eden bir yangın bu kapsama girer. **2. Soyut Tehlike Suçu (TCK m. 170/2):** Bu fıkrada ise yangın veya diğer tehlikeli maddelerle 'tehlikeye neden olan' kişi cezalandırılır. Bu fıkranın uygulanması için, 1. fıkradaki gibi somut bir zarar tehlikesinin doğması şart değildir. Kanunda tanımlanan hareketin yapılması suçun oluşumu için yeterlidir. Dolayısıyla, bir kişi yangın çıkarır ancak bu yangın, niteliği veya çıkarıldığı yer itibarıyla kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı için somut bir tehlike oluşturmuyorsa (örneğin, etrafında yanıcı hiçbir şey olmayan boş bir arazide küçük bir ateş yakmak), fail TCK m. 170/2'ye göre cezalandırılır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin K.2017/4575 sayılı kararı da bu ayrımı desteklemektedir.