AYM'nin Enis Berberoğlu kararında, hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi, hangi hukuki gerekçelerle eleştirilmiştir? Kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne veya Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini savunan görüşlerin dayanakları nelerdir?
Eleştirinin temel noktası, AYM'nin dosyayı gönderdiği İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının, istinaf ve temyiz süreçlerinde ortadan kalkmış olmasıdır. İstanbul 14. ACM'nin kararını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kaldırmış ve yeni bir hüküm kurmuştur. Bu hüküm de Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Dolayısıyla, kesinleşen ve hukuki varlığı devam eden karar, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararıdır. Bu nedenle, eleştirilere göre dosyanın BAM 2. Ceza Dairesi'ne gönderilmesi gerekirdi. Diğer bir ve daha kuvvetli görüş ise, hak ihlalinin temelinin, Enis Berberoğlu'nun 24 Haziran 2018'de yeniden milletvekili seçilmesiyle dokunulmazlığı tekrar kazanmasına rağmen yargılamaya devam edilmesi olduğuna işaret eder. Bu tarihte dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ndeydi. Dolayısıyla, dokunulmazlık nedeniyle 'durma kararı' vermesi gereken merci, o anda dosyaya bakan Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ydi. Bu nedenle, 6216 sayılı Kanun m. 50/2'deki 'ilgili mahkeme'nin Yargıtay 16. Ceza Dairesi olması gerektiği savunulmaktadır.