TCK m. 217/A teklifinde yer alan 'gerçeğe aykırı bilgi', 'kamu düzeni', 'genel sağlık' ve 'kamu barışı' gibi kavramlar, Anayasa'nın hangi temel ilkesi açısından eleştiriye açıktır? Bu belirsizliğin temel hak ve hürriyetler üzerindeki potansiyel 'caydırıcı etkisi' (chilling effect) ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113261

Teklifte yer alan 'gerçeğe aykırı bilgi', 'kamu düzeni', 'genel sağlık' ve 'kamu barışı' gibi kavramlar, belirli, açık ve öngörülebilir olmadıkları için Anayasa m. 38 ve TCK m. 2'de düzenlenen 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin bir unsuru olan 'belirlilik' ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle eleştirilmektedir. 'Belirlilik' ilkesi, bir kanuni düzenlemenin hem kişiler hem de uygulayıcılar için herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net ve anlaşılır olmasını gerektirir. Bu kavramların soyut ve tespiti zor olması, keyfi uygulamalara yol açma potansiyeli taşır. Bu belirsizlik, Anayasa m. 26 (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti) ve m. 28 (basın hürriyeti) gibi temel hakları kullanan kişiler üzerinde bir 'caydırıcı etki' yaratabilir. Bireyler, muhalif veya eleştirel görüşlerini ifade ettiklerinde ceza yaptırımına maruz kalma korkusuyla kendilerini sansürleyebilirler. Bu durum, çoğulcu ve demokratik toplum düzeninin işleyişine zarar verir ve Anayasa m. 13'e aykırı olarak temel hak ve hürriyetlerin özüne müdahale teşkil edebilir.