Bir mirasbırakan, vasiyetnamesinde mirasçısını, kendisine karşı ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğu gerekçesiyle mirastan ıskat etmiştir. Ancak yargılamada, bu tartışmanın başlamasında mirasbırakanın da en az mirasçı kadar kusurlu olduğu ve olaydan sonra taraflar arasındaki aile ilişkisinin fiilen kopmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda ıskat tasarrufu geçerli midir? Y3HD-K.2013/16683 sayılı karardaki ilkeleri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113257

Geçerli değildir. Mirastan ıskatın geçerli olabilmesi için, ıskata neden olan fiilin sadece mirasçıdan kaynaklanması yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve doktrindeki görüşlere göre (Prof.Dr.Necip Kocayusufpaşaoğlu), eğer aile bağlarını koparıcı fiilin işlenmesinde mirasbırakan da en az mirasçı kadar kusurlu ise, ıskat geçerli sayılmaz. Y3HD-K.2013/16683 sayılı kararda da bu ilke benimsenmiştir. Kararda, tartışmanın başlamasında murisin de kusurunun bulunması, olayın kasten ika edilmiş bir fiil olmaması ve en önemlisi, olaydan sonra aile ilişkilerinin fiilen kopmaması (sübjektif şartın gerçekleşmemesi) nedeniyle ıskat sebebinin oluşmadığına hükmedilmiştir. Dolayısıyla, mirasbırakanın kusurlu davranışı ile ıskata neden olan olaylara sebep olması halinde ıskat şartları oluşmaz.