Bir idari davada, dava konusu işlemin idarenin 'takdir yetkisi' kapsamında olduğu iddiası, bu işlemin yargısal denetim dışında kalması sonucunu doğurur mu? İdari yargı, takdir yetkisinin kullanımını hangi açılardan denetleyebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112500

Hayır, bir işlemin idarenin takdir yetkisi kapsamında olması, o işlemin yargısal denetim dışında olduğu anlamına gelmez. Hukuk devletinde, idarenin hiçbir eylem ve işlemi yargı denetiminin dışında değildir. İdari yargı, idarenin takdir yetkisinin yerine geçerek 'yerindelik denetimi' yapamaz; yani 'ben olsaydım böyle değil, şöyle yapardım' diyemez. Ancak, idari yargı, takdir yetkisinin kullanımını şu açılardan denetler: 1) Yetki, Şekil, Sebep ve Konu Unsurları: İdare, takdir yetkisini kullanırken de kanunun belirlediği yetki, şekil, sebep ve konu unsurlarına uymak zorundadır. Mahkeme, bu unsurlardaki hukuka aykırılıkları her zaman denetler. 2) Maksat Unsuru: Mahkeme, idarenin takdir yetkisini, kanunun kendisine verdiği amaç (kamu yararı) doğrultusunda mı, yoksa başka amaçlarla (siyasi, kişisel kin, taraf tutma vb.) mı kullandığını denetler. Eğer yetki, amaç dışında kullanılmışsa (maksat saptırması), işlem iptal edilir. 3) Hukukun Genel İlkeleri: İdare, takdir yetkisini kullanırken, eşitlik, orantılılık, hakkaniyet gibi hukukun genel ilkelerine ve hizmetin gereklerine uymak zorundadır. Mahkeme, işlemin bu ilkelere aykırı olup olmadığını da denetler. Dolayısıyla, yargısal denetim, takdir yetkisinin varlığını değil, hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını denetlemektir.