Bir avukatın, sır saklama yükümlülüğü (Av. K. m. 36) ile tanıklıktan çekinme hakkı (CMK m. 46) arasındaki ilişki nedir? Avukat, müvekkili aleyhine tanıklık yapmaya zorlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112499

Bu iki kurum birbiriyle sıkı sıkıya ilişkilidir ve birbirini tamamlar. Avukatın sır saklama yükümlülüğü, Avukatlık Kanunu'ndan doğan ve mesleğini icra ederken öğrendiği tüm bilgileri gizli tutmasını gerektiren, hem bir hak hem de bir yükümlülüktür. Tanıklıktan çekinme hakkı ise, bu yükümlülüğün ceza muhakemesindeki yansımasıdır. CMK m. 46, avukatların veya stajyerlerinin, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri görev nedeniyle öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebileceklerini düzenler. Bu, mutlak bir çekinme hakkıdır. Yani, avukat tanıklık yapmak istemezse, kimse onu zorlayamaz. Mahkeme, 'bu sırrın açıklanması kamu yararına daha uygundur' gibi bir değerlendirme yapamaz. Ancak, bu bir 'hak' olduğu için, avukat, müvekkilinin de rızasını alarak bu hakkı kullanmaktan vazgeçebilir ve tanıklık yapabilir. Müvekkil rıza göstermezse, avukatın sır saklama yükümlülüğü devam eder ve tanıklık yapması mesleki bir suç oluşturur. Dolayısıyla, avukat müvekkili aleyhine tanıklık yapmaya zorlanamaz.