Bir tefecilik davasında, sanık ile borç alan arasında düzenlenen bir senedin veya sözleşmenin, Borçlar Kanunu hükümlerine göre geçerli olup olmamasının, TCK m. 241 açısından suçun oluşumuna bir etkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112495

Hayır, yoktur. Tefecilik suçunun oluşumu ile borç ilişkisini düzenleyen senedin veya sözleşmenin özel hukuk açısından geçerli olup olmaması birbirinden tamamen bağımsızdır. Tefecilik, bir ceza hukuku suçudur ve TCK m. 241'deki unsurların (kazanç elde etme amacıyla ödünç para verme) gerçekleşmesiyle oluşur. Taraflar arasındaki senedin veya sözleşmenin, Borçlar Kanunu'na göre şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olması, ahlaka aykırı olması veya gabin nedeniyle iptal edilebilir olması, tefecilik suçunun oluşmasını engellemez. Aksine, tefeciler genellikle yaptıkları işlemleri hukuki bir kılıfa uydurmak için bu tür belgeleri kullanırlar. Mahkeme, özel hukuk açısından geçersiz olan bir belgeye dayanılarak dahi olsa, 'kazanç amacıyla ödünç para verme' fiilinin gerçekleştiğini tespit ederse, tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verebilir. Suçun varlığı, işlemin özel hukuktaki geçerliliğine değil, fiilin ceza kanunundaki tanıma uyup uymadığına bağlıdır.