5237 sayılı TCK m. 133/1'de düzenlenen 'kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi' suçu, konuşmanın herhangi bir alet kullanılmadan, çıplak kulakla dinlenmesiyle oluşur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112492

Bu konu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, genel kabul, suçun oluşabilmesi için genellikle bir 'alet' kullanılması gerektiği yönündedir. TCK m. 133/1, '...bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kayda alan...' ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadedeki 'bir aletle dinleyen' kısmı, suçun basit dinleme için de bir araç gerektirdiğini düşündürmektedir. Örneğin, kapıya kulak dayayarak veya duvarın arkasından tesadüfen duyulan bir konuşma, genellikle bu suçun unsurlarını oluşturmaz. Suçun oluşması için, failin özel bir çaba göstererek, konuşmanın doğal ses alanının dışına çıkmasını sağlayan bir düzenek (yönlü mikrofon, stetoskop, böcek tabir edilen dinleme cihazı vb.) kullanması gerekir. Buradaki amaç, teknolojinin kötüye kullanılarak mahremiyetin ihlal edilmesini önlemektir. Çıplak kulakla yapılan dinlemenin suç oluşturabilmesi için, failin gizlice ve hileyle, konuşmanın yapıldığı mahremiyet alanına (örneğin, kapalı bir odanın havalandırma boşluğuna saklanarak) girmesi gibi ek bir haksızlık unsurunun bulunması gerekir ki bu durumda eylem, duruma göre konut dokunulmazlığını ihlal gibi başka suçları da oluşturabilir.