İş Mahkemesinde görülen bir davada, davacı tanıklarının beyanları ile davalı tanıklarının beyanları çelişiyorsa, mahkeme bu çelişkiyi nasıl gidermelidir? Sadece bir tarafın tanıklarına itibar ederek karar vermesi yeterli midir?
Mahkeme, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermekle yükümlüdür. Sadece bir tarafın tanıklarına soyut bir üstünlük tanıyarak karar vermesi, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılır. Mahkemenin bu çelişkiyi gidermek için başvurabileceği yollar şunlardır: 1) Çelişkinin Niteliğini Tespit Etmek: Mahkeme, hangi tanığın hangi konuda diğerleriyle çeliştiğini gerekçeli kararında açıkça belirtmelidir. 2) Yeniden Dinleme ve Yüzleştirme: Mahkeme, çelişkili beyanda bulunan tanıkları yeniden dinleyebilir ve gerekirse HMK m. 261/3 uyarınca yüzleştirebilir. Bu, tanıkların beyanlarını netleştirmelerini veya değiştirmelerini sağlayabilir. 3) Diğer Delillerle Değerlendirme: Mahkeme, tanık beyanlarını, dosyadaki diğer delillerle (işyeri kayıtları, yazılı belgeler, bilirkişi raporu, SGK kayıtları vb.) karşılaştırmalıdır. Hangi tanık beyanının diğer delillerle uyumlu olduğu, hangisinin ise aykırı düştüğü tespit edilmelidir. 4) Tanıkların Güvenilirliğini Değerlendirme: Mahkeme, tanıkların taraflarla olan ilişkisini (menfaat ilişkisi, husumet vb.), olaya ilişkin görgülerinin derecesini ve beyanlarının samimiyetini ve tutarlılığını takdir etmelidir. Mahkeme, tüm bu değerlendirmelerden sonra, hangi tanık beyanına hangi gerekçelerle üstünlük tanıdığını kararında açıkça ve denetime elverişli bir şekilde açıklamalıdır.