Tefecilik suçu (TCK m. 241), bir 'neticesi harekete bitişik' (sırf hareket) suç mudur, yoksa 'neticeli' bir suç mudur? Bu suçta 'teşebbüs' mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112489

Tefecilik suçu, bir 'neticesi harekete bitişik' suç değil, 'sırf hareket suçu' olarak kabul edilir. Suçun kanuni tanımındaki hareket, 'ödünç para vermek'tir. Bu hareketin yapılmasıyla suç tamamlanır. Kanun, ayrıca bir neticenin (örneğin, failin faizi tahsil etmesi veya borçlunun zarara uğraması) gerçekleşmesini aramamıştır. Ancak, bu suçta 'teşebbüs' mümkündür. Çünkü suçun icrai hareketleri bölünebilir niteliktedir. Teşebbüs, failin suçu işlemek amacıyla icra hareketlerine başlaması ancak elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Örneğin, fail ile ödünç para alacak kişi, faiz oranı ve anapara konusunda anlaşmış, fail parayı teslim etmek üzereyken polis baskınıyla yakalanmışsa, 'ödünç para verme' eylemi tamamlanamamış olur. Bu durumda, fail, suça teşebbüsten (TCK m. 35) sorumlu tutulur. Fail, tamamlanmış suça göre daha az bir ceza alır.