İş Mahkemesinde görülen bir davada, davalı işveren, davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunmuş, ancak buna ilişkin devamsızlık tutanaklarını yasal cevap süresi geçtikten sonra mahkemeye sunmuştur. Davacı, bu delillerin dikkate alınmasına açıkça muvafakat etmemiştir. Yargıtay 9. HD, 2016/27458 K. sayılı kararında bu durumda ispat yükünün kime ait olduğunu ve sonucun ne olması gerektiğini belirtmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112470

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, bu durumda ispat yükünün davalı işverene ait olduğu ve işverenin bu yükü yerine getiremediği kabul edilerek davanın kabulü (feshin geçersizliğine karar verilmesi) gerektiği belirtilmiştir. Kararın gerekçesi şudur: İş hukukunda, feshin haklı veya geçerli bir nedene dayandığını ispat etme yükümlülüğü davalı işverene aittir (4857 S.K. m. 20/2). İşveren, bu iddiasını dayandırdığı delilleri (devamsızlık tutanakları gibi) HMK'nın basit yargılama usulü için öngördüğü iki haftalık yasal cevap süresi içinde mahkemeye sunmak zorundadır. Davalı işveren, bu süre içinde delillerini sunmayarak, usulen ispat yükümlülüğünü yerine getirmemiş olur. Davacının, süresinden sonra sunulan bu delillerin kullanılmasına açıkça muvafakat etmemesi halinde, mahkeme bu delilleri yok saymak zorundadır. Delil sunamayan işveren, fesih nedenini ispatlayamadığı için, fesih haksız sayılır ve davanın davacı lehine sonuçlanması gerekir.