5237 sayılı TCK'nın 133. maddesi, kişiler arasındaki 'aleni olmayan' konuşmaların dinlenmesini ve kaydedilmesini suç olarak tanımlamaktadır. Bir toplantının bir kısmının basına açık, bir kısmının ise basına kapalı yapılması durumunda, basına kapalı kısımda konuşulanların bir gazeteci tarafından gizlice kaydedilmesi bu suçu oluşturur mu?
Evet, bu eylem TCK m. 133/1'deki 'kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması' suçunu oluşturur. Bir toplantının veya konuşmanın 'aleni' olup olmadığı, o anki duruma göre belirlenir. Toplantıyı düzenleyenlerin, toplantının bir kısmını basına kapatma yönündeki açık iradeleri, o andan itibaren konuşmaların 'aleni olmayan' bir nitelik kazandığı anlamına gelir. Konuşmacılar, artık söylediklerinin sınırlı bir dinleyici çevresi içinde kalacağı inancıyla hareket etmektedirler. Bu durumda, konuşmanın tarafı olmayan bir üçüncü kişi olan gazetecinin, bu iradeye aykırı olarak, basına kapalı kısımda geçen konuşmaları gizlice bir aletle (ses kayıt cihazı, cep telefonu vb.) kaydetmesi, TCK m. 133/1'deki suçun tüm unsurlarını oluşturur. Toplantının ilk bölümünün basına açık olması, kapalı bölümdeki gizliliği ortadan kaldırmaz.