Bir hukuk davasında 'kanun yararına temyiz' yoluna (HMK m. 363) başvurulduğunda, Yargıtay'ın vereceği bozma kararı, tarafların daha önce kesinleşmiş olan karar nedeniyle elde ettikleri hakları (örneğin, tahsil edilen bir alacak) etkiler mi? Bu yolun temel amacını bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112456

Hayır, etkilemez. HMK m. 363/2'de bu durum 'Bu bozma, kararın hukukî sonuçlarını ortadan kaldırmaz.' şeklinde açıkça ifade edilmiştir. Kanun yararına temyiz, olağanüstü bir kanun yoludur ve temel amacı, tarafların hukuki durumunu değiştirmek değil, hukukun ülke genelinde doğru ve yeknesak (aynı şekilde) uygulanmasını sağlamaktır. Karar zaten kesinleştiği ve taraflar için bir 'kazanılmış hak' veya 'yükümlülük' doğurduğu için, sonradan yapılan bu denetim, bu sonuçları geriye dönük olarak etkilemez. Örneğin, kesinleşen bir karara dayanarak alacağını tahsil eden bir taraf, kanun yararına bozma kararı verilse bile bu parayı iade etmek zorunda kalmaz. Bu yolun amacı, hukuki güvenliği ve istikrarı bozmadan, Yargıtay'ın hatalı bir içtihadın veya uygulamanın yerleşmesini önlemesi ve gelecekteki davalar için yol gösterici bir karar ortaya koymasıdır. Bozma kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak bu amaca hizmet eder.