5237 sayılı TCK'nın 133. ve 134. maddelerinde düzenlenen suçlar açısından, mağdurun bir 'kamuya mal olmuş kişi' (örneğin siyasetçi, sanatçı) olması, özel hayatın veya konuşmanın gizliliği korumasını tamamen ortadan kaldırır mı? Bu kişilerin özel hayatlarının sınırları nasıl çizilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112447

Hayır, mağdurun kamuya mal olmuş bir kişi olması, özel hayatın veya konuşmanın gizliliği korumasını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak bu korumanın sınırlarını daraltır. Yargıtay ve AİHM içtihatlarına göre, kamuya mal olmuş kişiler, meslekleri ve konumları gereği, özel hayatlarının bir kısmının kamuoyu tarafından bilinmesine ve eleştirilmesine, sıradan vatandaşlara göre daha fazla katlanmak zorundadırlar. Özellikle kamusal bir tartışmaya veya kamu yararına ilişkin bir konuya dair bilgi ve olaylar, özel hayat korumasının dışında kalabilir. Ancak bu, bu kişilerin hiç özel hayatı olmadığı anlamına gelmez. Onların da herkes gibi, kamu yararı ile ilgisi olmayan, tamamen kişisel ve mahrem bir yaşam alanları (aile hayatı, sağlık durumu, cinsel yaşamı vb.) vardır ve bu alan aynı hukuki korumadan yararlanır. Sınır çizilirken, 'kamu yararı' ile 'bireyin özel yaşamına saygı hakkı' arasında adil bir denge kurulması esastır. Örneğin, bir siyasetçinin rüşvet aldığına dair bir konuşmasının gizlice kaydedilip yayınlanması kamu yararı kapsamında değerlendirilebilirken, aynı siyasetçinin eşiyle yaptığı özel bir konuşmanın yayınlanması TCK m. 132 veya 134'ü oluşturacaktır.