TCK m. 116/3'e göre, ortak kullanılan bir konuta girilmesi için verilen rızanın 'meşru bir amaca yönelik olması' gerektiği belirtilmiştir. Bu 'meşru amaç' kavramının denetimini kim yapar ve bu denetimde hangi kriterler kullanılır?
'Meşru amaç' kavramının denetimini, uyuşmazlığın önüne geldiği ceza mahkemesi yapar. Bu, somut olayın özelliklerine göre yapılacak bir takdir ve değerlendirmeyi gerektirir. Mahkeme bu denetimi yaparken şu kriterleri kullanır: 1) Hukuka ve Ahlaka Uygunluk: Rızanın dayandığı amacın, genel hukuk düzenine, toplumun temel ahlaki değerlerine ve adabına aykırı olmaması gerekir. 2) Diğer Hak Sahiplerinin Haklarına Saygı: Verilen rızanın, konutu ortak kullanan diğer kişilerin yasal olarak korunan haklarını (örneğin, özel hayatın gizliliği, ailevi huzur, sadakat yükümlülüğü) ihlal etmemesi gerekir. 3) Objektif Değerlendirme: Amaç, sadece rızayı veren kişinin kişisel ve sübjektif değerlendirmesine göre değil, toplumdaki makul bir insanın bakış açısıyla da meşru ve kabul edilebilir olmalıdır. Yargıtay'ın da benimsediği gibi, zina, hırsızlık, bir başkasına zarar verme gibi amaçlarla konuta girilmesine verilen rıza, meşru bir amaca yönelik olmadığı için hukuken geçersizdir ve bu rızaya dayanılarak konuta girilmesi suçu oluşturur.