5271 sayılı CMK m. 306'da düzenlenen 'sirayet' kurumu, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanabilir mi? Örneğin, temyiz eden sanık hakkındaki bozma kararı, onun cezasını ağırlaştıracak bir nedene dayanıyorsa, bu durum temyiz etmeyen diğer sanığı etkiler mi?
Hayır, sirayet kurumu sadece sanık 'lehine' işleyen bir mekanizmadır ve aleyhe sonuç doğuracak şekilde uygulanamaz. CMK m. 306'nın lafzı ve amacı bu konuda nettir. Maddede, 'hükmün sanık lehine bozulması halinde, bu hususların... uygulanacağı' belirtilmiştir. Bu, bozma nedeninin temyiz etmeyen sanığın da yararına olması gerektiği anlamına gelir. Eğer temyiz eden sanık hakkındaki bozma kararı, onun aleyhine bir duruma (örneğin, eksik ceza tayini, yanlış indirim uygulanması gibi) işaret ediyorsa, bu aleyhe durum temyiz etmemiş olan diğer sanığa sirayet etmez. Temyiz etmeyen sanığın kararı, aleyhe bozma nedeninden etkilenmeksizin, kendi açısından kesinleştiği şekliyle kalır. Bu, ceza muhakemesindeki 'aleyhe değiştirme yasağı' (reformatio in pejus) ilkesinin doğal bir sonucudur. Kanun yoluna başvurmayan bir kişinin durumunun, başvuran bir başkası nedeniyle daha da kötüleşmesi kabul edilemez.