Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 322. maddesinin gerekçesinde, basit yargılama usulünde 'Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun paylaştırma ve ortaklığın giderilmesine ilişkin diğer hükümlerine yeni düzenlemede yer verilmediği' belirtilmektedir. Bu ifadeden hareketle, ortaklığın giderilmesi davalarının tamamen basit yargılama usulü kurallarına göre görüleceği söylenebilir mi? Satış usulü bu kuralın bir istisnası mıdır?
Evet, bu ifadeden hareketle, ortaklığın giderilmesi davalarının (izale-i şüyu) HMK döneminde tamamen basit yargılama usulü kurallarına tabi olduğu söylenebilir. 1086 sayılı eski HUMK'ta bu davalar için özel ve ayrıntılı bir yargılama usulü öngörülmüşken, 6100 sayılı HMK bu özel düzenlemeyi kaldırmış ve bu davaları HMK m. 316 uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine giren ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olan davalar arasına dahil etmiştir. Bu, yargılamanın dilekçelerin teatisi, ön inceleme ve tahkikat aşamalarının basit yargılama usulüne göre yürütüleceği anlamına gelir. Ancak, HMK m. 322/2, bu genel kurala önemli bir istisna getirmiştir. Eğer dava sonucunda ortaklığın 'satış' suretiyle giderilmesine karar verilirse, yargılama aşaması bitmiş ve infaz aşamasına geçilmiş olur. Bu satış işleminin usulü, basit yargılama usulüne değil, 'İcra ve İflas Kanunu' hükümlerine tabidir. Dolayısıyla, yargılama usulü basit yargılama, infaz (satış) usulü ise İİK hükümleridir.