Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/11093 K. sayılı kararında, bir avukatın, mahkeme ilamında müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretini, kendi adına takip başlatarak tahsil etmeye çalışması nasıl değerlendirilmiştir? Doğru takip usulü ne olmalıdır?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, bu durum usule aykırı bulunmuş ve takibin iptali gerektiği belirtilmiştir. Gerekçe şudur: Mahkeme kararlarında hükmedilen vekalet ücreti, Avukatlık Kanunu gereği avukata ait olsa da, usul hukuku açısından bir 'yargılama gideri'dir ve davanın tarafı olan 'asil' (müvekkil) lehine hükmedilir. Kararın hüküm fıkrasında '...davacı/davalıdan alınarak davacıya/davalıya verilmesine' şeklinde ifade edilir. Bu nedenle, bu alacağın cebri icra yoluyla tahsili için takip başlatma hakkı (takip ehliyeti), alacaklı olarak görünen asile aittir. Avukat, bu alacağı ancak müvekkili adına vekaleten hareket ederek takibe koyabilir. Avukatın, sanki alacaklı kendisiymiş gibi, kendi adına takip başlatması, 'aktif husumet ehliyeti' yokluğu nedeniyle usulsüzdür. Yargıtay, bu durumda borçlunun şikayeti üzerine takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini kabul etmektedir.