Bir şirketin, 5549 sayılı Kanun kapsamında şüpheli işlem bildiriminde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, bu şirketin yöneticileri veya çalışanları hakkında ceza davası açılabilir mi? Yoksa bu durum sadece idari bir yaptırımı mı gerektirir?
5549 sayılı Kanun, yükümlülüklere uymamanın hem idari hem de cezai sonuçlarını düzenlemiştir. Şüpheli işlem bildiriminde bulunmama, Kanun'un 13. maddesine göre öncelikle 'idari para cezası' yaptırımını gerektirir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), bu ihlali tespit ettiğinde ilgili şirkete veya kişiye idari para cezası uygular. Ancak durum bununla sınırlı değildir. Aynı Kanun'un 14. maddesi, 'yükümlülük ihlalinde ceza' başlığı altında, bu bildirim yükümlülüğünü kasten yerine getirmeyen kişilerin (şirket adına hareket eden yönetici veya ilgili çalışanların) altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağını düzenlemiştir. Dolayısıyla, şüpheli işlem bildiriminde bulunmamak sadece bir idari yaptırımı değil, aynı zamanda koşulları varsa gerçek kişi sorumlular hakkında ceza davası açılmasını gerektiren bir suçu da oluşturur.