5237 sayılı TCK'nın 'genel tehlike yaratan suçlar' başlığı altında düzenlenen m. 186 ve m. 187'deki suçların (bozulmuş ilaç ticareti, tehlikeli ilaç yapma) bir tüzel kişi (şirket) tarafından işlenmesi halinde, cezai sorumluluk kime aittir? Tüzel kişiler hakkında hangi tedbirler uygulanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112386

Ceza hukukunun temel ilkesi 'cezaların şahsiliği'dir. Bu ilke gereğince, suçun faili ancak bir gerçek kişi olabilir. Bir tüzel kişi (şirket, vakıf vb.) doğrudan suç faili olarak cezalandırılamaz. TCK m. 186 ve m. 187'deki suçların bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, cezai sorumluluk, bu suçu fiilen işleyen veya işlenmesine karar veren şirket yöneticilerine, yetkililerine veya ilgili çalışanlarına aittir. Yani, gerçek kişiler yargılanır ve ceza alır. Ancak bu durum, tüzel kişilerin tamamen sorumsuz olduğu anlamına gelmez. TCK m. 60, tüzel kişiler hakkında uygulanabilecek 'güvenlik tedbirleri'ni düzenlemiştir. Bu maddeye göre, bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin katılımıyla ve bu tüzel kişinin yararına olarak bu suçlar işlenirse, mahkeme tüzel kişinin faaliyet 'izninin iptaline' karar verebilir. Ayrıca, bu suçlar nedeniyle elde edilen maddi menfaatlere ve bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlara 'müsadere' (el koyma) kararı da verilebilir. Bu tedbirler, tüzel kişinin cezai sorumluluğunun bir yansımasıdır.