Bir işçinin iş sözleşmesi, cinsel taciz iddiasıyla feshedilmiş, ancak olaya ilişkin tanık, taciz eylemini doğrudan görmemiş, sadece tacize uğradığını iddia eden işçinin olayı kendisine anlatmasına tanıklık etmiştir. Bu tanığın beyanının hukuki niteliği nedir ve Yargıtay'a göre ispat açısından değeri var mıdır? (Yargıtay 7. HD, E. 2014/12212)
Bu tanığın beyanının hukuki niteliği, 'dolaylı tanıklık' veya 'naklen tanıklık'tır. Yani tanık, olayı bizzat duymamış veya görmemiş, olayı yaşayan veya gören bir başkasından duyduklarını mahkemeye aktarmaktadır. Kural olarak, dolaylı tanığın beyanının ispat gücü, doğrudan tanığın beyanına göre daha zayıftır. Ancak Yargıtay, özellikle cinsel taciz gibi ispatı zor olaylarda, bu tür tanıklıklara tamamen değersiz muamelesi yapmamaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da görüldüğü üzere, mahkemenin bu tür bir beyanı, diğer delillerle birlikte değerlendirmesi gerekir. Tacize uğradığını iddia eden mağdurun beyanlarının tutarlılığı, samimiyeti, olaydan hemen sonra durumu bu tanığa anlatmış olması, tanığın beyanının mağdurun şikayet dilekçesindeki anlatımlarla uyumlu olması gibi hususlar, dolaylı tanığın beyanının ispat gücünü artırır. Dolayısıyla, dolaylı tanıklık tek başına yeterli olmasa da, diğer yan delillerle desteklendiğinde, mahkemenin kanaat oluşturmasında önemli bir rol oynayabilir ve ispat açısından değerli bir delil olarak kabul edilebilir.