5237 sayılı TCK'nın 186. maddesindeki 'bozulmuş... ilaçları... bulunduran kimse' ifadesi, bu suçun bir 'sırf hareket suçu' mu yoksa 'netice suçu' mu olduğunu gösterir? Bu suçun oluşması için, bulundurulan ilacın satılmış veya birine verilmiş olması gerekir mi?
TCK m. 186'daki suç, bir 'sırf hareket suçu'dur. Kanun maddesi, 'satan, tedarik eden, bulunduran' şeklinde seçimlik hareketler öngörmüştür. Bu hareketlerden herhangi birinin yapılması, suçun tamamlanması için yeterlidir. 'Bulundurma' eylemi, kişinin bozulmuş veya değiştirilmiş ilacı, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde, egemenlik alanı içinde tutması anlamına gelir. Bu suçun oluşması için, bulundurulan bu ilacın ayrıca satılmış, birine verilmiş veya bir zarar meydana getirmiş olması gerekmez. Sadece bu nitelikteki bir ilacı ticari amaçla veya başkasına vermek üzere 'bulundurmak' dahi, kamu sağlığı açısından bir tehlike yarattığı için kanun koyucu tarafından cezalandırılmıştır. Dolayısıyla, suçun tamamlanması için bir neticenin (zararın) doğması beklenmez; kanunda tanımlanan tehlikeli hareketin yapılması yeterlidir.