Bir kira sözleşmesinde, 'beş yıllık kira bedelinin sözleşme süresinin sonunda tek seferde ödeneceği' şeklinde bir kayıt bulunması, sözleşmenin muvazaalı olduğuna dair bir karine oluşturur mu? Mahkemenin, bu durumu 'hayatın olağan akışına aykırılık' olarak değerlendirmesi, tek başına sözleşmenin geçersizliği için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112364

Evet, bu durum sözleşmenin muvazaalı olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur ve mahkeme tarafından 'hayatın olağan akışına aykırılık' olarak değerlendirilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/982 sayılı kararında da, 'çok kıymetli bir yalının bu şekilde kiraya verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu' davacı tarafından ileri sürülmüş ve bu iddia Yargıtay tarafından dikkate alınmıştır. Normal bir ticari ilişkide, özellikle yüksek bedelli bir kiralamada, kiraya verenin hiçbir peşinat veya düzenli ödeme almadan, alacağını 5 yıl boyunca riske atması ticari mantığa ve hayatın olağan akışına uygun değildir. Ancak, bu durum tek başına sözleşmenin geçersizliği için yeterli değildir. Bu, muvazaa iddiasını destekleyen önemli bir emaredir ve diğer delillerle (taraflar arasındaki ilişki, tanık beyanları, ticari defter kayıtlarının olmaması vb.) birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşmenin tarafı olan bir kişi muvazaa iddiasını ileri sürüyorsa, bu hayatın olağan akışına aykırılık durumu, HMK anlamında bir 'delil başlangıcı' teşkil edebilir ve normalde dinlenemeyecek olan tanık delilinin dinlenmesine olanak tanıyabilir. Fakat tek başına, yazılı bir sözleşmeyi ortadan kaldırmaya yetmez.