Bir boşanma davasında, sanığın eşine ait ses kayıtlarını 'kendisini aldattığı düşüncesiyle boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacıyla' elde ettiği ve bu kayıtları sadece mahkemeye delil olarak sunduğu, üçüncü kişilerle paylaşmadığı bir olayda, Yargıtay'ın TCK m. 134/2'deki ifşa suçuna ilişkin değerlendirmesi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112352

Yargıtay, bu tür durumlarda TCK m. 134/2'de düzenlenen 'ifşa' suçunun unsurlarının oluşmadığı yönünde kararlar vermektedir (örn. Yargıtay 12. CD, 2014/17251 K.). Yargıtay'ın bu yaklaşımının temelinde, failin eylemdeki amacı ve delilin kullanıldığı yer yatmaktadır. Eğer fail, hukuka aykırı olarak elde ettiği ses kaydını, kendisine karşı işlenen bir haksız fiili (sadakatsizlik) ispatlamak ve hakkını aramak (boşanma davası açmak) gibi meşru bir amaçla, sadece yetkili bir yargısal makam olan mahkemeye sunmuş ve üçüncü kişilerle paylaşmamışsa, bu eylem 'hukuka aykırı ifşa' olarak kabul edilmemektedir. Burada, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve iddia ve savunma hakkının (Anayasa m. 36), özel hayatın gizliliğine göre daha üstün tutulduğu bir yorum yapılmaktadır. Ancak, aynı kaydın mahkeme dışında, örneğin sosyal medyada veya ortak arkadaşlara dinletilerek paylaşılması, açıkça TCK m. 134/2'deki ifşa suçunu oluşturacaktır.