TCK m. 133/2'ye göre, en az üç kişinin katıldığı 'aleni olmayan bir söyleşiyi' gizlice kaydetme suçunun oluşabilmesi için, söyleşinin içeriğinin gizli veya özel yaşam alanına dair olması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112338

Hayır, şart değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2019/5887 sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 133/2'deki suçun oluşması için söyleşinin 'aleni olmaması' gerekli ve yeterlidir. 'Aleni olmama', konuşmanın belirsiz sayıda kişinin özel bir çaba harcamadan rahatlıkla duyup algılayamayacağı bir ortamda ve sınırlı bir çevre içinde kalacağı inancıyla yapılması anlamına gelir. Suçun oluşması bakımından, söyleşinin içeriğinin bir önemi yoktur. Konuşulanlar, gizlilik taşıyan ve özel yaşam alanına giren konular olabileceği gibi, herkes tarafından bilinen, sıradan, hatta anlamsız konular da olabilir. Kanun, konuşmanın içeriğini değil, kişilerin rızaları hilafına, aralarındaki konuşma eyleminin gizliliğinin ihlal edilmesini ve bunun bir aletle kaydedilerek kalıcı hale getirilmesini cezalandırmaktadır. Dolayısıyla, önemli olan içeriğin gizliliği değil, konuşma ortamının aleniyete kapalı olmasıdır.