Tefecilik suçunda 'suçun manevi unsuru' açısından özel bir kast (saik) aranır mı? Kazanç elde etme amacı olmaksızın, sadece paranın değer kaybını telafi etmek amacıyla istenen ek ödemeler tefecilik suçunu oluşturur mu?
Evet, tefecilik suçunun manevi unsuru açısından özel bir kast, yani özel bir saik aranır. TCK m. 241'in lafzında yer alan 'kazanç elde etmek amacıyla' ifadesi, bu suçun ancak özel bir saikle işlenebileceğini göstermektedir. Failin, ödünç para verme eylemini, faiz veya başka bir ad altında haksız bir kazanç sağlama amacıyla gerçekleştirmesi gerekir. Bu özel amaç (saik) yoksa, suçun manevi unsuru oluşmaz. Bu nedenle, bir kişinin arkadaşına veya akrabasına yardım amacıyla verdiği ödünç parayı geri alırken, aradan geçen sürede paranın enflasyon karşısındaki değer kaybını telafi etmeye yönelik, makul ve hayatın olağan akışına uygun bir miktar ek ödeme talep etmesi, 'kazanç elde etme amacı' taşımadığı için tefecilik suçunu oluşturmaz. Buradaki amaç, haksız bir gelir elde etmek değil, verilen paranın alım gücünü korumaktır. Ancak, istenen ek ödeme makul sınırları aşıyor ve gizli bir faiz niteliği taşıyorsa, kazanç elde etme kastının varlığı kabul edilebilir.