5271 sayılı CMK m. 306 uyarınca sirayetten yararlanan sanık hakkında, bozma sonrası yapılan yargılamada ilk hükümden farklı bir suçtan (örneğin resmi belgede sahtecilik yerine özel belgede sahtecilik) mahkumiyet kararı verilmesi halinde, sanığın bu yeni hükmü temyiz etme hakkı var mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/218 E. sayılı kararındaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112311

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik ve baskın görüşüne göre, ilk hükmü temyiz etmeyen ve CMK m. 306 uyarınca sadece lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozma sonrası kurulan yeni hükmü, bu hüküm ilk hükümden farklı bir suç vasfına dayansa bile temyiz etme hakkı yoktur. CGK'nın 05.11.2019 tarihli, 2019/218 E. ve 2019/613 K. sayılı kararında bu görüş tekrarlanmıştır. Karara konu olayda, ilk hüküm 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulmuş, temyiz etmeyen sanık sirayetten yararlanmış, bozma sonrası ise mahkeme 'özel belgede sahtecilik' suçundan mahkumiyet hükmü kurmuştur. Hükmün niteliği değişmiş olmasına rağmen, CGK, sanığın ilk hükmü temyiz etmeyerek kanun yoluna başvurmama iradesini ortaya koyduğunu ve sirayetin ona yeni bir temyiz hakkı tanımadığını kabul etmiştir. Bu görüşe göre, sirayet kurumu, sanığın sadece bozmanın lehe sonucundan faydalanmasını sağlar, ona yeni bir usuli hak (temyiz hakkı) bahşetmez. Sanık, ilk hükümle kaderini bir nevi temyiz eden diğer sanığın kaderine bağlamış olur. Bu görüş, kanun yollarında kesinlik ve istikrarı sağlamayı amaçlasa da, yeni ve farklı bir hükme karşı savunma hakkını kısıtladığı yönünde eleştirilmektedir.