Bir kişinin, eski sevgilisinin sosyal medya profilinden aldığı ve kamuya açık olmayan fotoğraflarını birleştirip, aralarına kalp işareti koyarak kendi profilinde yayımlaması eylemi, TCK m. 134/1 (özel hayatın gizliliğini ihlal) mi yoksa m. 134/2 (görüntüleri ifşa) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız. (Yargıtay 12. CD, 2015/11337 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112307

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/11337 K. sayılı kararı, bu tür bir eylemin hukuki nitelendirmesinin, ifşa edilen fotoğrafların içeriğine göre yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Karara göre, öncelikle ifşa edilen fotoğrafların kendilerinin, mağdurların özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte (örneğin müstehcen, mahrem bir durumu yansıtan) olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer fotoğraflar bu nitelikte ise, eylem doğrudan TCK m. 134/2'deki 'görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme' suçunu oluşturur. Ancak, eğer yayımlanan fotoğraflar tek başlarına özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyen, sıradan fotoğraflar ise, durum değişir. Bu durumda fail, bu sıradan fotoğrafları bir araya getirip aralarına kalp işareti koymak gibi bir montajla onlara yeni bir anlam yükleyerek, mağdurların kamuoyu tarafından bilinmeyen bir ilişkisini veya özel bir durumunu açığa çıkarmaktadır. Bu eylem, özel hayata dair bir bilginin (ilişkinin) ifşası niteliğinde olduğundan, TCK m. 134/1'deki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Dolayısıyla, mahkemenin öncelikle fotoğrafların içeriğini tespit edip buna göre bir vasıflandırma yapması gerekir.