Bir kira sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında mahkeme, davalının ticari defterlerinde kira alacağına ilişkin bir kayıt bulunmamasını muvazaanın varlığına dair bir delil olarak değerlendirebilir mi? Yargıtay bu delilin tek başına ispat için yeterli olduğunu kabul eder mi?
Mahkeme, davalı kiraya verenin ticari defterlerinde kira alacağına ilişkin bir kaydın bulunmamasını, muvazaa iddiasını destekleyen bir 'emare' veya 'yan delil' olarak değerlendirebilir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn. Yargıtay HGK, E. 2017/982, K. 2019/1334), bu durum tek başına muvazaa iddiasını ispatlamaya yeterli değildir. Özellikle, sözleşmenin tarafı olan bir kişinin muvazaa iddiasını HMK m. 201 uyarınca yazılı delille ispat etmesi asıldır. Ticari defterlerdeki kaydın yokluğu, ancak diğer delillerle (özellikle yazılı bir delil veya delil başlangıcı ile) desteklendiğinde anlam kazanabilir. Tek başına bu olguya dayanarak, taraflar arasında imzalanmış yazılı bir kira sözleşmesinin muvazaalı olduğuna karar verilemez. Bu durum, mahkemenin takdirinde kullanabileceği bir karine olmakla birlikte, ispat yükünü ortadan kaldıran veya tek başına ispata yeten kesin bir delil niteliği taşımaz.