CMK m. 102'de düzenlenen azami tutukluluk sürelerinin hesabında, ilk derece mahkemesi kararından sonra temyiz incelemesi aşamasında geçen süreler dahil midir? Bu konudaki Yargıtay CGK yaklaşımını ve AİHM içtihatlarıyla ilişkisini açıklayınız.
Evet, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örn. 2011/3-49 E. sayılı kararı) benimsediği görüşe göre, temyiz incelemesi sırasında geçen süreler CMK m. 102'deki azami tutukluluk sürelerinin hesabına dahildir. Bu yaklaşımın temeli şudur: CMK m. 2/f'ye göre 'kovuşturma', iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi kapsar. Temyiz aşaması da bu evrenin bir parçasıdır. CMK m. 102'deki azami süreler, bir bütün olarak kovuşturma evresi için öngörülmüştür. Aksi bir kabul, yani temyizdeki sürenin hesaba katılmaması, AİHS m. 5'te ve Anayasa m. 19'da güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma' ve 'kişi hürriyeti ve güvenliği' haklarını ihlal etme potansiyeli taşır. AİHM, bazı kararlarında ilk derece mahkemesi mahkumiyetinden sonraki süreyi AİHS m. 5/3 kapsamında değerlendirmese de, bu durum ulusal kanunlarda aksine bir düzenleme olmadığı takdirde geçerlidir. Türk hukukunda ise CMK m. 102, tüm yargılama sürecini kapsar şekilde yorumlandığından, temyizdeki süre de bu hesaba dahil edilmelidir. Özellikle, hüküm bozulduğunda sanık tekrar 'tutuklu sanık' statüsüne döneceği için, toplam tutukluluk süresinin azami haddi aşmaması gerekir.