Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Borçlar Kanunu (BK) hükümlerine göre, birden çok kişinin aynı zarara farklı hukuki sebeplerle (örneğin, biri haksız fiil, diğeri sözleşme) yol açması durumunda sorumlulukları ne şekilde belirlenir? Bu durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/5-1230 E. sayılı dosyasında nasıl tartışılmıştır?
Birden çok kişinin aynı zarara farklı hukuki sebeplerle yol açması durumu, doktrinde 'eksik teselsül' veya 'farklı sebeplerle birlikte sorumluluk' olarak adlandırılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi bu durumu 'Dış ilişkide müteselsil sorumluluk' başlığı altında düzenlemiştir. Buna göre, birden çok kişi, haksız fiil, sözleşme veya kanun gibi farklı sorumluluk sebeplerine dayanılarak aynı zarardan sorumlu tutuluyorlarsa, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Yani, zarar gören (alacaklı), zararının tamamını bu sorumlulardan dilediği birinden veya hepsinden birlikte isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/5-1230 E. sayılı dosyasındaki direnme kararında da bu ilkeye atıf yapılmıştır. Kararda, işveren konumundaki TEİAŞ'ın (sözleşme ve adam çalıştıranın sorumluluğu) ve haksız fiili işleyen yüklenici firmanın (haksız fiil sorumluluğu) aynı zarardan dolayı davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu durumda, sorumlulardan biri zararı tazmin ederse, kendi iç ilişkilerindeki kusur oranlarına göre diğerine rücu etme hakkına sahip olur.