Adil yargılanma hakkı, dava sonucunda verilen kararın maddi veya hukuki doğruluğunu mu, yoksa yargılama sürecinin adilliğini mi denetleme imkanı tanır? Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru incelemesinde delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi konusundaki rolü ve sınırları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112289

Anayasa m. 36'da düzenlenen adil yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen kararın maddi veya hukuki olarak doğru olup olmadığını değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetleme imkanı tanır. Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru incelemesindeki rolü de bu çerçevede sınırlıdır. AYM'nin görevi, bir temyiz mercii gibi hareket ederek yerel mahkemenin delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediğini veya hukuk kurallarını doğru yorumlayıp yorumlamadığını denetlemek değildir. Bu görev, derece mahkemelerine ve Yargıtay'a aittir. Anayasa Mahkemesi, delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi gibi konulara ancak bu süreçte Anayasa'da güvence altına alınmış bir temel hakkın (örneğin, özel hayatın gizliliği, savunma hakkı, silahların eşitliği ilkesi) ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin yargılamanın bütününü adil olmaktan çıkarıp çıkarmadığı noktasında müdahale eder. Yani AYM, delilin elde edilme yöntemindeki hukuka aykırılığın, bir bütün olarak adil yargılanma hakkını zedeleyip zedelemediğini inceler, yoksa delilin ispat gücünü tartmaz. (Bkz: Anayasa Mahkemesi, 19.11.2014, 2013/6183 B.N.)