Tuzla Sulh Ceza Mahkemesi'nin arama kararına istinaden yapılan bir aramada, CMUK m. 97'ye aykırı olarak o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmamıştır. Bu arama sonucunda elde edilen delillerin (tutanak vb.) daha sonra açılan bir hukuk (tazminat) davasında hükme esas alınması, Anayasa Mahkemesi tarafından hangi temel hakkın ihlali olarak değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112288

Anayasa Mahkemesi, 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 başvuru numaralı kararında, bu durumu Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali olarak değerlendirmiştir. Kararda, ceza muhakemesi usulüne aykırı olarak (olay tarihinde yürürlükte olan CMUK m. 97'ye göre iki tanık bulundurulmadan) yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delillerin, açılan hukuk (tazminat) davasında 'tek ve belirleyici delil' olarak kullanılmasının, yargılamanın bütününü hakkaniyete aykırı hale getirdiği sonucuna varılmıştır. AYM, Anayasa m. 38/6 ('Kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular, delil olarak değerlendirilemez') ve HMK m. 189/2 ('Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz') hükümlerinin sadece ceza yargılaması için değil, bir bütün olarak yargılama hukuku için geçerli olduğunu ve adil yargılanma hakkının bir parçası olduğunu vurgulamıştır. Hukuka aykırı delilin, davanın sonucunu tek başına belirlemesi, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini zedeleyerek adil yargılanma hakkını ihlal etmiştir.