Bir idari para cezasına karşı süresi içinde itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilerek cezanın kesinleşmesi, bu cezaya dayanılarak başlatılan icra takibine karşı hukuk mahkemesinde menfi tespit davası açılmasına engel midir? Yargıtay 4. HD'nin 2017/56 K. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Hayır, idari para cezasına karşı süresi içinde (genellikle 15 gün) Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edilmemesi ve cezanın idari yönden kesinleşmesi, bu cezaya dayanılarak başlatılan icra takibine karşı hukuk mahkemesinde menfi tespit davası açılmasına engel değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/56 K. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. İdari para cezasına itiraz, cezanın hukuka uygunluğunu idari yaptırım hukuku çerçevesinde denetleyen özel bir yoldur. Bu yolun kullanılmaması, cezanın idari açıdan kesinleşmesini sağlar. Ancak, bu durum, cezanın maddi hukuk açısından borçlusu olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapılmasına engel teşkil etmez. Kişi, örneğin 'ben o işyerinin sahibi değilim, cezanın muhatabı ben olamam' gibi bir iddiayla, yani borcun esasına yönelik bir itirazla, genel mahkemelerde (görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir) borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. İki dava yolu, farklı hukuki zeminlerde ve farklı amaçlarla düzenlenmiştir; birinin tüketilmemiş olması diğerine başvuruyu engellemez.