Muvazaa iddiasını ispat kuralları, iddiayı ileri sürenin sözleşmenin tarafı veya üçüncü bir kişi olmasına göre nasıl farklılık gösterir? Açıklayınız.
Muvazaa iddiasının ispatı, iddiayı ileri sürenin hukuki konumuna göre temel bir farklılık gösterir. 1) İddianın Sözleşmenin Tarafınca İleri Sürülmesi: Eğer muvazaa iddiasını, görünürdeki işlemin taraflarından biri ileri sürüyorsa, HMK m. 201 uyarınca 'senede karşı senetle ispat' kuralı geçerlidir. Yani taraf, iddiasını ancak yazılı bir delil (muvazaa anlaşması gibi) ile ispat edebilir. Tanık deliline dayanamaz. Bu kuralın istisnaları (delil başlangıcı, hile, ikrah vb.) saklıdır. Yargıtay'ın E. 2017/982 sayılı kararında bu durum açıkça vurgulanmıştır. 2) İddianın Üçüncü Kişiler Tarafından İleri Sürülmesi: Muvazaalı işlemden zarar gören üçüncü kişiler (örneğin, alacaklılar, mirasçılar), muvazaa iddiasını ileri sürerken senede karşı senetle ispat kuralına tabi değildirler. Çünkü onların muvazaaya ilişkin yazılı bir delil elde etmeleri hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle, üçüncü kişiler muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilirler. Bu ayrım, ispat hukukunda hakkaniyeti sağlamaya yöneliktir.