Bir avukatın sır saklama yükümlülüğü, sadece dava ve takip işleriyle mi sınırlıdır? 5549 sayılı Kanun'un iptal edilen hükmünde yer alan 'taşınmaz alım satımı, şirket kurulması' gibi işler sır saklama yükümlülüğü kapsamında mıdır? Bu konudaki hukuki tartışmayı ve AYM kararının yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, bir avukatın sır saklama yükümlülüğü (Avukatlık Kanunu m. 36) sadece dava ve takip işleriyle sınırlı değildir. Yükümlülük, avukatın 'gerek avukatlık görevi... dolayısiyle öğrendikleri' tüm hususları kapsar. Bu, danışmanlık hizmetlerini, sözleşme hazırlamayı, taşınmaz alım satımı, şirket kuruluşu gibi hukuki işlemlere aracılık etmeyi de içerir. İptal edilen hükmün karşı oy gerekçesinde, bu tür işlerin 'savunma hakkı' dışında kaldığı ve dolayısıyla bildirim yükümlülüğünün bu hakka dokunmadığı ileri sürülmüştür. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin çoğunluk görüşü bu yaklaşımı benimsememiştir. AYM kararında, 'avukatlık mesleğinin icrası sırasında elde edilen meslek sırları ve bilgiler, özel hayata saygı hakkı bağlamında imtiyazlı bir korumaya sahiptir' denilerek, bu korumanın dar yorumlanamayacağı ima edilmiştir. Avukat-müvekkil ilişkisi bir bütündür ve güvene dayanır. Müvekkilin, avukatına bir şirket kurma veya gayrimenkul alımı için başvurduğunda edindiği bilgilerin, avukatı tarafından idareye 'şüpheli' olarak bildirilebileceği endişesini taşıması, mesleğin özüne aykırıdır. Dolayısıyla, sır saklama yükümlülüğü geniş yorumlanmalı ve avukatın mesleki faaliyeti kapsamında öğrendiği tüm bilgileri kapsamalıdır. AYM, bu geniş korumayı zedeleyen düzenlemeyi orantısız bularak iptal etmiştir.