2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında 'iptal davası' ile 'tam yargı davası' arasındaki temel farklar nelerdir? Bu iki dava türü birlikte açılabilir mi?
İYUK m. 2'de düzenlenen iptal ve tam yargı davaları, idari yargının iki temel dava türüdür ve aralarında amaç ve konu bakımından önemli farklar vardır: 1) Amaç ve Konu: İptal davasının amacı, hukuka aykırı olduğu iddia edilen bir idari işlemin (örn: atama kararı, disiplin cezası, imar planı) geçmişe etkili olarak hukuk aleminden kaldırılmasıdır. Yani objektif nitelikte, işlemi ortadan kaldırmaya yönelik bir davadır. Tam yargı davasının amacı ise, bir idari işlem veya eylemden dolayı hakkı ihlal edilen kişilerin uğradığı zararların idare tarafından tazmin edilmesidir. Bu dava, subjektif nitelikte olup, bir alacak veya tazminat talebi içerir. 2) Sonuç: İptal davası kabul edilirse, idari işlem hiç yapılmamış gibi ortadan kalkar. Tam yargı davası kabul edilirse, idare belirli bir miktar parayı (tazminatı) ödemeye mahkum edilir. Evet, bu iki dava türü birlikte açılabilir. Örneğin, hukuka aykırı bir işlemle görevden alınan bir memur, aynı dava dilekçesiyle hem bu işlemin iptalini hem de bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının ve uğradığı manevi zararın tazminini (tam yargı) isteyebilir. (İYUK m. 12)