İki kişi arasındaki telefon görüşmesini gizlice kaydeden ve bu kaydı bir hukuk davasında delil olarak sunan kişi hangi suçu işlemiş olur? Bu eylem TCK m. 133 kapsamında mıdır, yoksa başka bir suç mu oluşur? Yargıtay'ın bu konudaki değerlendirmesini açıklayınız. (Yargıtay 12. CD, 2014/8990 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112266

İki kişi arasındaki telefon görüşmesinin gizlice kaydedilmesi ve ifşa edilmesi eylemi, TCK m. 133'te düzenlenen 'kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması' suçu kapsamında değildir. Çünkü TCK m. 133, yüz yüze yapılan 'aleni olmayan' konuşmaları hedefler. Telefon gibi bir iletişim aracı vasıtasıyla yapılan görüşmeler ise 'haberleşme' niteliğindedir ve bu tür haberleşmenin gizliliğinin ihlali TCK m. 132'de özel olarak düzenlenmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/8990 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir kişinin, tarafı olduğu telefon görüşmesini karşı tarafın rızası olmaksızın kaydetmesi TCK m. 132/1-2.cümle'deki suçu; bu kaydı daha sonra bir mahkemeye delil olarak sunmak suretiyle 'ifşa' etmesi ise TCK m. 132/3'teki 'haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa etme' suçunu oluşturur. Dolayısıyla, eylem TCK m. 133'e göre değil, TCK m. 132/3'e göre cezalandırılmalıdır.