TCK m. 133/2'de düzenlenen 'aleni olmayan bir söyleşiyi kayda alma' suçu ile TCK m. 134'teki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçu arasındaki ilişki, konuşmaya katılan kişi sayısı bakımından nasıl ayırt edilir?
Bu iki suç arasındaki en temel ayrımlardan biri, suça konu olan konuşmaya katılan kişi sayısıdır. TCK m. 133/2, 'aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan... kayda alan kişi'den bahseder. Madde gerekçesi ve Yargıtay içtihatları (örn. Y12CD-K.2019/5887), buradaki 'söyleşi' kavramının en az üç veya daha fazla kişi arasında yapılan konuşmayı ifade ettiğini kabul etmektedir. Bu suçun faili, söyleşiye katılan taraflardan biridir. Dolayısıyla, üç veya daha fazla kişinin katıldığı bir konuşmayı, katılımcılardan biri diğerlerinin rızası olmadan kaydederse TCK m. 133/2'deki suç oluşur. Buna karşılık, iki kişi arasında geçen bir konuşmanın, taraflardan biri tarafından gizlice kaydedilmesi bu fıkra kapsamına girmez. Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre (Y12CD - 2014/3723 K.), bu eylem, eğer kaydedilen konuşmanın içeriği özel yaşam alanına dair ise, koşulları varsa TCK m. 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir. Özetle, katılımcı sayısı iki ise TCK m. 134, üç veya daha fazla ise TCK m. 133/2 gündeme gelir.