TCK m. 134/2'de düzenlenen 'görüntü veya seslerin ifşası' suçu nasıl oluşur? Kaydedilen görüntülerin sadece bir kişiye gösterilmesi veya gönderilmesi 'ifşa' sayılır mı? Bu suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi durumunda ceza nasıl etkilenir?
TCK m. 134/2'de düzenlenen suç, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak 'ifşa' edilmesiyle oluşur. 'İfşa', gizli bir şeyi açığa vurmak, yaymak, başkalarının bilgisine sunmak anlamına gelir. Yargıtay uygulamasına göre ifşanın aleniyet kazanması şart değildir. Görüntü veya seslerin, bu bilgiyi öğrenme yetkisi olmayan tek bir kişiye dahi gösterilmesi, dinletilmesi veya gönderilmesi 'ifşa' suçunun oluşması için yeterlidir. Dolayısıyla, özel hayata ilişkin bir videoyu sadece bir arkadaşına göndermek dahi bu suçu oluşturur. TCK m. 134/2 son cümlesi, 'İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.' demektedir. Bu ifade, basın ve yayın yoluyla ifşanın ayrı bir nitelikli hal olmadığını, suçun temel şekliyle aynı cezayı (iki yıldan beş yıla kadar hapis) gerektirdiğini belirtir. Yani, basın yoluyla işlenmesi cezayı artıran değil, suçun işleniş biçimlerinden biri olarak kabul edilen bir durumdur.