TCK m. 134'te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile TCK m. 133'te düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu arasındaki temel ayrım nedir? İki kişi arasında geçen bir konuşmanın, konuşan taraflardan biri tarafından gizlice kaydedilmesi hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112257

Bu iki suç arasındaki temel ayrım, eylemin konusundadır. TCK m. 133, 'kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların' yetkisiz üçüncü bir kişi tarafından dinlenmesi/kaydedilmesini (m. 133/1) veya en az üç kişinin katıldığı bir 'söyleşinin' taraflardan biri tarafından kaydedilmesini (m. 133/2) suç olarak tanımlar. Burada odak noktası 'iletişim' eyleminin gizliliğidir. TCK m. 134 ise, daha geniş bir kavram olan 'özel hayatın gizliliğinin' ihlalini cezalandırır. Bu, sadece konuşmaları değil, kişinin gizli kalmasını istediği her türlü özel yaşam alanına (görüntü, bilgi, olay vb.) müdahaleyi kapsar. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örn. Yargıtay 12. CD, 2014/3723 K.), iki kişi arasında geçen bir konuşmanın, konuşmanın taraflarından biri tarafından gizlice kaydedilmesi TCK m. 133 kapsamında bir suç oluşturmaz. Çünkü TCK m. 133/1 üçüncü kişiyi, m. 133/2 ise en az üç kişilik söyleşiyi hedef alır. Bu durumda, eğer kaydedilen konuşmanın içeriği kişinin özel yaşam alanına dahil bir bilgi veya olayı içeriyorsa, eylem koşulları varsa TCK m. 134'te düzenlenen 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturabilir. Eğer içerik özel hayat kapsamında değilse, bu kayıt eylemi tek başına bir suç teşkil etmeyebilir.