Bir hukuk davasında, ceza usulü kurallarına aykırı (örneğin CMUK m. 97'ye göre ihtiyar heyeti veya komşular hazır olmaksızın) yapılan bir arama sonucunda elde edilen deliller (tutanak, bulunan eşyalar vb.) kullanılabilir mi? Anayasa Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 başvuru numaralı kararında bu konu nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112251

Anayasa Mahkemesi, 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 başvuru numaralı kararında, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin bir hukuk davasında hükme esas alınmasının adil yargılanma hakkını (Anayasa m. 36) ihlal ettiğine karar vermiştir. Karara konu olayda, usulsüz bir arama sonucu düzenlenen tutanak, tazminat davasında 'tek ve belirleyici delil' olarak kullanılmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu durumu değerlendirirken şu ilkelere vurgu yapmıştır: Anayasa m. 38/6 ('Kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular, delil olarak değerlendirilemez') ve HMK m. 189/2 ('Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz') hükümleri sadece ceza yargılaması için değil, hukuk yargılaması için de geçerlidir. Bir delilin elde ediliş şeklindeki hukuka aykırılık, yargılamanın bütününü adil olmaktan çıkarabilir. Somut olayda, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delillerin davanın sonucunu belirleyen yegane kanıt olması, yargılamanın hakkaniyetini zedelemiş ve silahların eşitliği ilkesini bozmuştur. Bu nedenle, Anayasa m. 36'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesinin hukuk yargılamasındaki yansımasını göstermesi açısından önemlidir.