Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/3-49 E., 2011/28 K. sayılı kararında tartışılan temel uyuşmazlık nedir? Temyiz aşamasında geçen tutukluluk süresi, CMK m. 102'de belirtilen azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112248

Yargıtay CGK'nın ilgili kararında tartışılan temel uyuşmazlık, temyiz kanun yolu incelemesi sırasında geçen sürenin, CMK m. 102'de ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler için 1 yıl (uzatmalarla en çok 1 yıl 6 ay) olarak belirlenen azami tutukluluk süresinin hesabına dahil edilip edilmeyeceğidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazında, CMK m. 2/1-f'ye göre kovuşturma evresinin iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreyi kapsadığı, dolayısıyla temyiz aşamasının da kovuşturma evresine dahil olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, CMK m. 102'deki azami sürenin, soruşturma ve kovuşturma aşamasının bütününü kapsadığı ve temyiz incelemesinde geçen sürenin de bu hesaba dahil edilmesi gerektiği savunulmuştur. Karara konu olayda, sanığın toplam tutukluluk süresi temyiz aşamasıyla birlikte 1 yıl 6 aylık azami süreyi aştığından, hüküm bozulduğu için sanık tekrar 'tutuklu sanık' statüsüne döneceğinden tahliye edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu itirazı (öncelikle itirazın usulüne ilişkin bir ön sorunu karara bağladıktan sonra) kabul ederek, temyiz aşamasında geçen sürenin de azami tutukluluk süresi hesabında dikkate alınması gerektiği yönünde bir yaklaşım sergilemiştir. Aksi bir yorum, AİHS m. 5'te ve Anayasa m. 19'da güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma' ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal edebilecektir.