CMK m. 107 uyarınca tutuklanan bir şüphelinin durumunun yakınlarına bildirilmesi yükümlülüğü nasıl yerine getirilir? Şüphelinin yabancı uyruklu olması halinde ek bir bildirim yükümlülüğü var mıdır?
CMK m. 107, tutuklama tedbirinin uygulanması durumunda kişinin dış dünya ile bağının tamamen koparılmasını engellemek ve yakınlarına bilgi verilmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Bu yükümlülük iki şekilde yerine getirilir: 1) Resmi Bildirim: Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan sonra, tutuklunun belirttiği bir yakınına veya bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir (CMK m. 107/1). Bu bildirim resmi makamlarca yapılır. 2) Kişisel Bildirim: Ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla, tutuklunun kendisinin de tutuklandığını bir yakınına veya belirlediği bir kişiye bizzat bildirmesine izin verilir (CMK m. 107/2). Şüphelinin yabancı uyruklu olması durumunda ise ek bir yükümlülük öngörülmüştür. CMK m. 107/3'e göre, şüpheli veya sanık yabancı ise, tutuklanma durumu, kendisinin yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Bu hüküm, uluslararası konsolosluk ilişkileri ve yabancıların haklarının korunması ilkesinin bir gereğidir.