Bir iş sözleşmesinde 'fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğuna' dair bir hüküm bulunmaktadır. Yargıtay'a göre bu tür bir hükmün geçerlilik sınırı nedir? Bilirkişi, bu hükme dayanarak yıllık 270 saatlik fazla çalışmayı haftalık fazla çalışma süresine bölerek mahsup etmiş ve kalan haftalar için hesaplama yapmıştır. Yargıtay bu hesaplama yöntemini doğru bulmuş mudur? (Yargıtay 7. HD, E. 2014/12212)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112241

Yargıtay'a göre, iş sözleşmesinde 'fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu' yönündeki hükümler, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesinde belirtilen yıllık yasal azami fazla çalışma süresi olan 270 saat ile sınırlı olarak geçerlidir. İşçinin yıllık 270 saati aşan fazla çalışmaları için ayrıca ücret ödenmesi gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/12212 sayılı kararında, bilirkişinin yaptığı hesaplama yöntemi hatalı bulunmuştur. Doğru hesaplama yöntemi şu şekilde olmalıdır: Öncelikle işçinin bir yıl boyunca yaptığı toplam fazla çalışma süresi saat olarak hesaplanmalıdır. Ardından, bu toplam saat miktarından, sözleşme gereği ücrete dahil olan 270 saat düşülmelidir. Kalan saat miktarı için fazla çalışma ücreti hesaplanmalıdır. Bilirkişinin yaptığı gibi yıllık 270 saati haftalık çalışma süresine bölerek hafta sayısı bulmak ve bu haftaları toplam çalışma haftasından mahsup etmek, doğru bir hesaplama yöntemi değildir. Mahsup işlemi, toplam saat üzerinden yapılmalıdır.