TCK m. 133/3'te düzenlenen 'kişiler arasındaki konuşmalardan elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa etme' suçu ile TCK m. 136'da düzenlenen 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma' suçu arasındaki ilişki, özel norm-genel norm ilkesi çerçevesinde nasıl değerlendirilir?
Bu iki suç arasında özel norm-genel norm ilişkisi bulunmaktadır. - TCK m. 136 (Genel Norm): Her türlü 'kişisel verinin' hukuka aykırı olarak bir başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini cezalandıran genel bir düzenlemedir. - TCK m. 133/3 (Özel Norm): Kişisel verinin özel bir türü olan, 'aleni olmayan bir konuşmanın kaydedilmesiyle elde edilen verilerin' ifşa edilmesini cezalandıran özel bir düzenlemedir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) gereğince, bir fiil hem genel hem de özel bir suç tanımına uyuyorsa, fail sadece özel normu düzenleyen kanun maddesinden cezalandırılır. Bu nedenle, aleni olmayan bir konuşma kaydını hukuka aykırı olarak ifşa eden bir kişi, fiili TCK m. 136'nın kapsamına da girmesine rağmen, bu özel durumu düzenleyen TCK m. 133/3'ten sorumlu tutulur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kisiler-arasindaki-konusmalarin-dinlenmesi-kayda-alinmasi-sucu-cezasi.html)